Vazife malulü, kamu görevlisinin görevini yapamayacak derecedeki maluliyetinin görev sırasında veya görevin sebep ve etkisiyle doğduğunun yetkili makamca kabul edildiği kişidir. Vazife malulü olma şartları değerlendirilirken yalnızca sağlık raporuna bakılmaz; olay ile görev arasındaki bağ, personelin tabi olduğu kanun ve dosyadaki resmî kayıtlar birlikte incelenir. Bu statünün ayrıntıları, ilgili vazife malullüğü düzenlemelerine göre belirlenir.
Kısaca: Görevle bağlantılı bir kaza veya hastalık tek başına yeterli değildir. Yetkili sağlık değerlendirmesinin maluliyeti ortaya koyması, görev bağının belgelenmesi ve kanundaki dışlama sebeplerinin bulunmaması gerekir. Başvuru reddedilirse kararın gerekçesi, uygulanan kanun ve dava süresi birlikte incelenmelidir.
Son güncelleme: 16 Eylül 2026 | Tahmini okuma süresi: 17 dakika
İçindekiler
- Vazife malulü olma şartları
- Kimler vazife malulü sayılır
- 5510 ve 5434 sayılı kanunların uygulanması
- Başvuru süreci
- Sağlık ve görev bağı incelemesi
- Ret kararı ve iptal davası
- Vazife malulü hakları
- Vazife malulü maaşı
- Malullük dereceleri
- TSK personeli açısından özel durumlar
- Vazife malulü ile gazi arasındaki fark
- Vazife malullüğü durum belgesi
- Sıkça sorulan sorular
Vazife Malulü Olma Şartları Nelerdir?

Kısa cevap: Vazife malulü sayılmak için kamu görevlisinin kanunun aradığı ölçüde malul olması, maluliyetin görevle hukuken bağlantılı bir olay veya hastalıktan doğması ve vazife malullüğü hükümlerini dışlayan bir davranışın bulunmaması gerekir. Son kararı yalnızca hastane değil, Sosyal Güvenlik Kurumu içindeki yetkili kurullar verir.
Şartların ilki, sağlık durumunun ilgili mevzuata göre maluliyet düzeyine ulaşmasıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi, 4/1-c kapsamındaki sigortalı bakımından çalışma gücünün en az %60’ının veya vazifesini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünün kaybedilmesini malullük değerlendirmesine bağlar. Hastaneden alınan rapor önemli bir delildir; fakat Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bakımından kendiliğinden nihai karar oluşturmaz.
İkinci şart görev bağıdır. Maluliyet, görev yapılırken gerçekleşen bir olaydan doğabileceği gibi görevin sebep ve etkisiyle zaman içinde gelişen bir hastalıktan da kaynaklanabilir. İdarenin verdiği başka bir işi yaparken meydana gelen olay, kurum menfaatini korumaya yönelik faaliyet, idarenin sağladığı taşıtla işe gidiş veya işten dönüş ve işyerindeki kaza da kanunda sayılan bağlantı hâlleri arasındadır.
Üçüncü şart, olumsuz hâllerden birinin bulunmamasıdır. Maluliyet keyif verici içki veya başka bir madde kullanımı, kanun ve emir dışına çıkma, yasak bir fiil, intihara teşebbüs ya da kişiye veya başkasına menfaat sağlama veya zarar verme amacı nedeniyle doğmuşsa vazife malullüğü hükümleri uygulanmayabilir. Her somut olayda davranış ile maluliyet arasındaki nedensellik ayrıca gösterilmelidir. Salt disiplin soruşturması bulunması bu sonucu kendiliğinden doğurmaz.
- Kanunun aradığı ölçüde maluliyet tespit edilmelidir.
- Kaza veya hastalık ile görev arasında somut bir bağ kurulmalıdır.
- Olay tutanağı, görev emri ve tıbbi kayıtlar birbiriyle uyumlu olmalıdır.
- Vazife malullüğünü dışlayan kanuni sebepler bulunmamalıdır.
- Personelin hangi sosyal güvenlik rejimine tabi olduğu doğru belirlenmelidir.
Örneğin kurumun tahsis ettiği servis aracıyla göreve giderken yaşanan kazada, sıradan trafik kazası kaydı yeterli görülmeyebilir. Aracın idarece sağlandığını, yolculuğun görev yerine ulaşma amacı taşıdığını ve kalıcı sağlık kaybının kazadan doğduğunu gösteren kayıtlar birlikte sunulmalıdır. Dosyanın sonucu çoğu kez bu ayrıntılarda şekillenir.
Kimler Vazife Malulü Sayılır?
5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi, kanunun yürürlüğünden sonra ilk kez 4/1-c kapsamında sigortalı olan kamu görevlileri yönünden temel düzenlemedir. SGK’nın resmî açıklamasında kamu görevlileri ile erbaş ve erler de vazife malullüğü sistemi içinde ele alınır. Bununla beraber kişinin memur, polis, subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli er veya erbaş olması tek başına hak kazandırmaz. Maluliyet ve görev bağı her dosyada ayrıca kanıtlanır.
Görev sırasında hayatını kaybeden kamu görevlisinin hak sahipleri bakımından da vazife malullüğüne bağlı hükümler gündeme gelebilir. Böyle bir dosyada inceleme, sigortalının kendi talebinden bağımsız olarak ölümün görevle bağlantısı ve hak sahipliği koşulları üzerinden yürür.
SGK, olayın niteliğine göre normal vazife malullüğü, TSK vazife malullüğü, harp malullüğü, 2330 sayılı Kanun kapsamındaki vazife malullüğü ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki vazife malullüğü şeklinde farklı statüler kullanır. Aynı sağlık kaybı, olayın meydana geliş biçimine göre farklı mali ve sosyal sonuçlara bağlanabilir.
Önemli ayrım: “Görev sırasında yaralanma” ile “vazife malulü sayılma” aynı şey değildir. Yaralanmanın kalıcı maluliyet oluşturması, olayın kanundaki görev bağlantılarından birine girmesi ve yetkili kurulun bunu kabul etmesi gerekir.
5510 ve 5434 Sayılı Kanunlardan Hangisi Uygulanır?
Dosyanın ilk sorusu çoğu zaman sağlık durumundan önce uygulanacak kanundur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, yürürlüğe girdikten sonra ilk kez 4/1-c kapsamında sigortalı olan kişiler için 47. maddede vazife malullüğünü düzenler.
Daha önce 5434 sayılı Kanun’a tabi iştirakçiliği bulunan kişiler açısından ise geçiş hükümleri devreye girer. 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi, hangi hâllerde eski sistemin uygulanmaya devam edeceğini düzenlediği için yalnızca olay tarihine bakmak yeterli değildir. İlk iştirakçilik tarihi, yeniden göreve başlama durumu ve personelin statüsü birlikte incelenmelidir.
Uygulanacak kanun neden önemlidir?
Aylığın hesabı, yeniden çalışmaya başlanınca aylığın kesilip kesilmeyeceği ve bazı özel haklar 5510 ile 5434 rejimlerinde farklılaşabilir. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi birlikte okunmadan yapılan hesap güvenilir olmaz.
| İnceleme başlığı | 5510 sayılı Kanun | 5434 sayılı Kanun ve geçiş rejimi |
|---|---|---|
| Temel kapsam | Kanunun yürürlüğünden sonra ilk kez 4/1-c kapsamında sigortalı olanlar | Eski iştirakçiler ve geçici 4. maddede belirtilen kişiler |
| Görev bağı | 47. maddede sayılan olay ve görev bağlantıları | 5434 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri |
| Aylık hesabı | Prim gün sayısı, prime esas kazanç ve malullük derecesi etkili | Derece, hizmet ve eski sistemdeki hesap unsurları etkili |
| Yeniden çalışma | Aylığın türüne ve yeni sigortalılık statüsüne göre sonuç değişir | Aylık türü ve çalışma statüsü ayrıca değerlendirilir |
Vazife Malullüğü Başvurusu Nasıl Yapılır?

Aktif çalışan kamu görevlisi başvurusunu bağlı bulunduğu kuruma yapar. Görevinden ayrılmış kişi ise SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına başvurur. Kurumun olayı resen bildirme yükümlülüğü bulunması, ilgili kişinin kendi dosyasını takip etmesine engel değildir.
5510 sayılı Kanun’un 47. maddesine göre kamu idaresi olayı yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatındaki yetkili mercilere derhal, SGK’ya ise en geç 15 iş günü içinde bildirmelidir. Sigortalı veya hak sahipleri de aynı süre içinde bildirim yapabilir. Geç bildirim her durumda hakkı ortadan kaldırmaz; ancak aylığın başlangıcı, zamanaşımı ve idarenin mali sorumluluğu bakımından sonuç doğurabilir.
- Olayı kayıt altına alın. Kaza tutanağı, olay yeri belgesi, görev emri, nöbet çizelgesi ve kurum yazışmaları gecikmeden temin edilmelidir.
- Tıbbi seyri belgeleyin. İlk müdahaleden kalıcı durumu gösteren rapora kadar epikrizler, görüntüleme sonuçları ve tedavi kayıtları aynı dosyada tutulmalıdır.
- Görev bağını açıklayın. Dilekçede yalnızca “görevde oldu” demek yerine olayın hangi emir veya faaliyet sırasında meydana geldiği açıkça yazılmalıdır.
- Doğru makama başvurun. Aktif personel kuruma, görevden ayrılmış kişi SGK’nın ilgili birimine müracaat etmelidir.
- Dosya hareketlerini izleyin. Evrak kayıt numarası, sevk yazıları ve SGK kararı saklanmalı; eksik belge istenirse süresinde tamamlanmalıdır.
- Kararın tebliğini kaydedin. Ret veya kısmen kabul kararı geldiğinde tebliğ tarihi, başvuru ve dava süresinin hesabında belirleyici olabilir.
Başvuru dosyasında hangi belgeler bulunmalıdır?
Her olayın belge listesi farklıdır. Genellikle başvuru dilekçesi, kimlik ve hizmet bilgileri, olay veya kaza tutanağı, görevlendirme emri, görev çizelgesi, sağlık kurulu raporu, epikrizler, tedavi belgeleri ve varsa tanık ya da kolluk kayıtları istenir. Meslek hastalığı veya psikiyatrik rahatsızlık iddiasında uzun dönemli tedavi kayıtları ile görevin niteliğini gösteren belgeler daha fazla önem taşır.
Geç başvuru hakkı tamamen ortadan kaldırır mı?
Her geç bildirim otomatik ret sebebi değildir. 5510 sayılı Kanun, sonradan yapılan bildirim üzerine maluliyetin belgelenmesi ve hak sahipliği şartlarının bulunması hâlinde aylık bağlanmasına veya aylığın düzeltilmesine imkân tanır. Buna karşılık geçmiş dönem ödemeleri ve zamanaşımı bakımından ayrı inceleme yapılır. Beklemek dosyadaki delilleri zayıflatabileceği için başvurunun geciktirilmemesi daha güvenlidir.
Sağlık Kurulu ve Görev Bağı İncelemesi Nasıl Yapılır?
Vazife malullüğü tespiti iki ayrı soruya cevap arar. Birincisi, kişinin kanunda öngörülen ölçüde malul olup olmadığıdır. İkincisi, tespit edilen maluliyetin görevle hukuken bağlantılı bulunup bulunmadığıdır. İlk sorunun olumlu cevaplanması, ikinci sorunun da kabul edileceği anlamına gelmez.
SGK’nın Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı bünyesindeki Vazife Malullüğü Tespit Kurulu, dosyadaki olay ve sağlık belgeleri üzerinden statü değerlendirmesi yapar. Kurulun önündeki malzeme eksikse olayın görevle ilişkisi görünmez hâle gelebilir. Özellikle olaydan aylar sonra ortaya çıkan rahatsızlıklarda ilk şikâyet tarihi, tedavinin devamlılığı ve görevin hastalığı doğurmaya veya ağırlaştırmaya elverişli olup olmadığı açıklanmalıdır.
Psikiyatrik hastalık görev nedeniyle oluşmuşsa ne yapılır?
Psikiyatrik tanı, vazife malullüğüne engel değildir; fakat tanı tek başına görev bağını göstermez. Travmatik olay kayıtları, görev yeri ve koşulları, ilk başvuru tarihi, tedavi geçmişi, istirahat raporları ve hastalığın mesleki işlev üzerindeki etkisi birlikte incelenir. Örneğin bir personelin ağır bir görev olayı sonrasında düzenli tedavi görmeye başlaması, olayın tutanakla sabit olması ve sağlık seyrinin kesintisiz izlenebilmesi görev bağını güçlendirebilir.
Dosyalarda en sık görülen sorun, sağlık belgelerinin çok olması fakat bu belgelerin görev kayıtlarıyla bağlantısının kurulmamasıdır. Başvuru dilekçesi, tıbbi kayıtların özetini ve görev olayının kronolojisini kısa, somut ve doğrulanabilir biçimde bir araya getirmelidir.
Vazife Malullüğü Başvurusunun Reddi ve İptal Davası
Başvuru; maluliyet ölçütünün oluşmadığı, hastalık veya kazanın görevle bağlantısının kanıtlanamadığı, dosyada eksik belge bulunduğu ya da kanundaki dışlama sebeplerinden birinin gerçekleştiği gerekçesiyle reddedilebilir. Ret yazısındaki birkaç cümleye bakarak dava stratejisi kurulmaz. Sağlık raporları, olay evrakı, kurum görüşü ve SGK inceleme dosyası birlikte değerlendirilmelidir.
İzlenecek yol, işlemi tesis eden makama, sigortalılık geçmişine ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. İdari yargıda açılacak davalar bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu genel olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlayan 60 günlük dava açma süresi öngörür. Ancak görevli yargı kolu, yetkili mahkeme, varsa zorunlu başvuru ve sürenin başlangıcı dosyaya göre teyit edilmelidir.
Süre uyarısı: Kuruma yeniden dilekçe vermek her durumda dava süresini yeniden başlatmaz. Tebliğ belgesi görülmeden ve başvurunun 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi üzerindeki etkisi belirlenmeden “60 gün yeniden başladı” varsayımıyla hareket edilmemelidir.
Dava dosyasında işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları incelenir. Sağlık tespitine itiraz ediliyorsa raporlar arasındaki çelişki, eksik branş değerlendirmesi ve işlev kaybının neden göz ardı edildiği açıklanmalıdır. Görev bağı reddedilmişse görev emri, olay tutanağı, tanık anlatımı, tedavi başlangıcı ve nedenselliği gösteren diğer kayıtlar ön plana çıkar.
TSK personelinin statüden doğan uyuşmazlıkları aynı dosyada birbirine karıştırılmamalıdır. Örneğin vazife malullüğü kararı ile sicil işlemi farklı idari işlemlerdir. Sicile yönelik ayrı uyuşmazlıkta sicil iptal davası nasıl açılır sorusu, sicilin öğrenilme biçimi ve özel yetki kuralı üzerinden ayrıca ele alınır. Avukat Hukuki Destek’teki askerî sicil işlemlerine ilişkin açıklamalar da bu iki sürecin neden ayrı yürütülmesi gerektiğini gösterir.
Vazife Malulü Hakları Nelerdir?
Temel hak, şartları oluştuğunda vazife malullüğü aylığıdır. Vazife malullüğüne bağlı ölüm hâlinde hak sahiplerine ölüm aylığı ile cenaze ve evlenme ödeneği gibi haklar da ilgili şartlarla gündeme gelebilir. Bunun ötesindeki imkânlar, kişinin normal vazife malulü, TSK vazife malulü, harp malulü veya 2330 ya da 3713 sayılı kanunlar kapsamındaki statüsüne göre değişir.
SGK’nın resmî sayfalarında faizsiz konut kredisi, eğitim ve öğretim yardımı, ek ödeme veya tütün ikramiyesi ile durum belgesi gibi başlıklar ayrıca düzenlenir. Bir kişinin vazife malulü olması, bu hakların tamamından koşulsuz yararlanacağı anlamına gelmez. Her hak için olay türü, aylık bağlanan kanun ve özel başvuru şartı kontrol edilmelidir.
- Vazife malullüğü aylığı ve dereceye bağlı artış
- Şartları varsa hak sahiplerine ölüm aylığı
- İlgili statü kapsamında sağlık, protez veya iyileştirici araç hakları
- Özel kanunların kapsamına girenler için eğitim yardımı ve ek ödemeler
- Belirli gruplar yönünden faizsiz konut kredisi veya istihdamla bağlantılı haklar
- Vazife malullüğü durum belgesiyle yürütülen kurum işlemleri
Vazife malulü yeniden çalışırsa aylığı kesilir mi?
Tek bir cevap yoktur. SGK, 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi kapsamındaki normal vazife malulleri ile 5434, 2330 veya 3713 sayılı kanunlar kapsamındaki bazı grupların yeniden çalışmasını farklı değerlendirir. Yeni çalışmanın 4/1-a, 4/1-b veya 4/1-c kapsamında olması da sonucu değiştirebilir. İşe başlamadan önce aylığın hangi kanuna göre bağlandığı yazılı olarak kontrol edilmelidir.
ÖTV indirimi ve yeşil pasaport otomatik hak mıdır?
Hayır. Vazife malulü statüsü, her kişiye otomatik olarak ÖTV istisnası veya hususi damgalı pasaport hakkı vermez. Vergi istisnası bakımından aracın ve engellilik durumunun ilgili vergi mevzuatındaki koşulları, pasaport bakımından ise derece ve statü şartları ayrıca aranır. İnternetteki genel listeler yerine başvuru tarihindeki özel düzenleme esas alınmalıdır.
Vazife Malulü Maaşı Ne Kadar 2026?
2026 yılı için herkesin alacağı tek bir vazife malulü maaşı bulunmaz. Tutar; uygulanacak kanuna, prime esas kazanca veya emeklilik keseneğine, hizmet süresine, malullük derecesine, rütbe ve kademe bilgisine, olayın normal vazife malullüğü mü yoksa özel bir statü mü doğurduğuna göre hesaplanır. Bu nedenle yalnızca “birinci derece” veya “TSK personeli” bilgisiyle güvenilir net aylık söylenemez.
5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinde, itibari hizmet süreleri eklendikten sonra toplam prim ödeme günü 10.800 güne kadar olanlar için hesabın 10.800 gün üzerinden yapılması öngörülür. Toplam 10.800 günden fazlaysa gerçek toplam dikkate alınır. Bulunan aylığa malullük derecesine göre ayrıca zam uygulanır.
Maaş hesabında dikkat: İnternette görülen tek rakamlar çoğu kez farklı statüleri birbirine karıştırır. Net hesap için SGK kararındaki kanun maddesi, malullük derecesi, hizmet cetveli, prime esas kazanç veya emekli keseneğine esas aylık bilgisi görülmelidir.
Vazife malulü maaşı nasıl hesaplanır?
5510 kapsamındaki temel hesapta önce hizmet ve prim ödeme günleri belirlenir, ardından kanunun 29. maddesine göre aylık bulunur. Malullük derecesi zammı bu tutara eklenir. Harp malullüğü veya özel kanun kapsamı varsa rütbe, kademe, ilave gösterge ve özel zamlar ayrıca gündeme gelir. 5434 kapsamındaki kişilerde eski rejimin hesap unsurları kullanıldığı için iki kişinin aynı sağlık derecesine sahip olması aynı aylığı alacakları anlamına gelmez.
Vazife Malullüğü Dereceleri Nelerdir?
Vazife malullüğü altı derece üzerinden sınıflandırılır. Birinci derece en ağır, altıncı derece ise bu sınıflandırmadaki daha hafif maluliyet grubunu ifade eder. Derece yalnızca bir sağlık etiketi değildir; 5510 sayılı Kanun kapsamında aylığa eklenecek zam oranını da etkiler.
| Malullük derecesi | 5510 sayılı Kanun’daki zam oranı | Genel anlamı |
|---|---|---|
| 1. derece | %30 | En ağır derece |
| 2. derece | %23 | İkinci derece artış |
| 3. derece | %15 | Üçüncü derece artış |
| 4. derece | %7 | Dördüncü derece artış |
| 5. derece | %3 | Beşinci derece artış |
| 6. derece | %2 | Altıncı derece artış |
Tablodaki oranlar, 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesindeki normal vazife malullüğü aylığı hesabına ilişkindir. Sağlık cetvelindeki derece tespiti ile aylık hesabı aynı işlem değildir. Harp malullüğü zammı ve özel kanunlardan doğan ilaveler için farklı göstergeler kullanılabilir.
TSK Vazife Malullüğü ve Askerî Personelin Durumu
Türk Silahlı Kuvvetleri personeli açısından olayın “normal vazife malullüğü”, “TSK vazife malullüğü” veya “harp malullüğü” niteliğinde olup olmadığı doğrudan hakların kapsamını etkiler. 5510 sayılı Kanun; harpte, harp harekât ve hizmetlerinde, askerî harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketlerinde, belirli uçuş ve dalış görevlerinde veya uluslararası operasyonlarda doğan bazı maluliyetleri harp malullüğü başlığı altında ayrıca düzenler.
Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve er yönünden rütbe ve kademe esaslı özel hesap hükümleri bulunabilir. Erbaş ve erlerin primsiz aylık sistemi de ayrı başlıkta değerlendirilir. Bu nedenle askerî personelin dosyası, yalnızca genel kamu görevlisi açıklamasına göre sonuçlandırılamaz.
Olayın niteliği ile tıbbi kayıtların birlikte incelenmesi gerekiyorsa askeri avukat iletişim sayfasındaki bilgiler üzerinden askerî ve idari mevzuat bakımından dosya değerlendirmesi talep edilebilir. Başvuru veya dava hazırlığında ise askerî personelin idari uyuşmazlıkları hakkındaki açıklamalar, sürecin hangi belge ve işlem türlerini içerdiğini anlamaya yardımcı olur.
Vazife malullüğüyle ilgisi bulunmayan personel işlemleri ayrı dosya olarak ele alınmalıdır. Örneğin kişi güvenlik belgesi almaya engel durumlar hakkındaki değerlendirme, güvenlik belgesine ilişkin idari işleme yöneliktir; malullük tespitinin yerine geçmez. Benzer biçimde subay ve astsubay güvenlik soruşturması da kendi mevzuatı ve delilleri üzerinden incelenir.
Dosyanın Ankara’daki merkezî kurum işlemleriyle bağlantılı olması hâlinde ankara askeri avukat bağlantısından askerî statü ve görev kayıtlarının incelenmesi hakkında bilgi alınabilir. Genel iletişim bilgileri için ankara avukat iletişim sayfası kullanılabilir. Bu yönlendirmeler, başvurunun kabul edileceği veya davanın kazanılacağı yönünde garanti oluşturmaz.
Vazife Malulü ile Gazi Arasındaki Fark Nedir?
Vazife malulü, sosyal güvenlik mevzuatında görev bağlantılı maluliyet tespiti yapılan kişiyi anlatır. “Gazi” sözcüğü ise günlük dilde daha geniş kullanılsa da hukuki hakların belirlenmesinde olayın 3713 sayılı Kanun, 2330 sayılı Kanun, harp malullüğü veya başka bir özel düzenleme kapsamına girip girmediğine bakılır. İki kavram her dosyada aynı sonucu doğurmaz.
| Karşılaştırma | Vazife malulü | Gazi statüsü |
|---|---|---|
| Temel ölçüt | Görev bağlantılı maluliyet | Olayın ilgili özel kanundaki statüye girmesi |
| Kararı etkileyen unsur | Sağlık durumu ve görev bağı | Olay türü, görev ve özel kanun koşulları |
| Hakların kapsamı | Bağlanan kanuna ve dereceye göre değişir | İlgili özel statüye göre ek haklar doğabilir |
Bir kişinin kamuoyunda gazi olarak anılması, SGK nezdindeki statüsünü tek başına belirlemez. Tersi de geçerlidir. Normal vazife malulü olan herkesin 3713 sayılı Kanun kapsamındaki haklara sahip olduğu söylenemez.
Vazife Malullüğü Durum Belgesi Nereden Alınır?
Vazife malullüğü durum belgesi, kişinin vazife malulü olduğunu veya ilgili haktan yararlanmaya uygun bulunduğunu göstermek için SGK tarafından düzenlenir. Barkodlu belge, kimlik doğrulaması yapıldıktan sonra e-Devlet Vazife Malullüğü Durum Belgesi hizmetinden sorgulanabilir.
Belgenin e-Devlet’te görünmemesi her zaman statünün bulunmadığı anlamına gelmez. Kararın henüz sisteme işlenmemesi, kimlik veya dosya bilgilerindeki uyumsuzluk ve kurumlar arası veri aktarımı sorunu da araştırılmalıdır. Böyle bir durumda SGK’dan dosya ve karar bilgisi yazılı olarak istenebilir.
Vazife Malulü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Vazife malulü ne demek?
Vazife malulü, kanunun aradığı düzeydeki maluliyetinin görevi sırasında veya görevin sebep ve etkisiyle doğduğu yetkili makamca kabul edilen kamu görevlisidir. Statü, hastane raporu ile görev kayıtlarının birlikte incelenmesi sonucunda belirlenir.
Vazife malulü olmak için en az kaç yıl çalışmak gerekir?
Vazife malullüğü, adi malullükten farklı olarak görev bağlantısına dayanır. Bu nedenle tek başına belirli bir hizmet yılı şartı üzerinden açıklanamaz. Aylık hesabında ise hizmet ve prim günleri etkili olur; 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi belirli durumlarda hesabı 10.800 gün üzerinden kurar.
Psikiyatriden vazife malulü olunur mu?
Evet, psikiyatrik hastalık kanuni maluliyet ölçütünü karşılıyor ve görevle bağlantısı belgelenebiliyorsa vazife malullüğü değerlendirilebilir. Tanı adı tek başına yeterli değildir. Tedavi seyri, işlev kaybı ve göreve ilişkin olaylar birlikte incelenir.
Vazife malulü silah taşıma ruhsatı alabilir mi?
Vazife malulü olmak tek başına silah ruhsatı verilmesini veya reddini belirlemez. Silah ruhsatına ilişkin özel mevzuattaki sağlık, güvenlik ve diğer şartlar ayrıca uygulanır. Özellikle psikiyatrik veya nörolojik durumlarda güncel sağlık değerlendirmesi belirleyici olabilir.
Vazife malullüğü başvurusu reddedilirse yeniden başvuru yapılabilir mi?
Yeni tıbbi bulgu veya görev bağını gösteren yeni belge varsa idari başvuru gündeme gelebilir. Ancak yeni başvuru, mevcut ret kararına karşı dava süresini kendiliğinden korumaz. Önce tebliğ tarihi ve başvurunun süre üzerindeki hukuki etkisi hesaplanmalıdır.
Vazife Malullüğü Dosyasında Son Kontrol
Vazife malulü değerlendirmesinde en sağlıklı sıra; uygulanacak kanunun belirlenmesi, maluliyetin tespiti, görev bağının belgelenmesi, doğru makama başvuru ve kararın süresinde incelenmesidir. Maaş ve yan hak hesabı ancak statü kesinleştikten sonra anlamlı hâle gelir.
Başvuru yapılacaksa olay tutanağı ile sağlık kayıtları aynı kronoloji içinde hazırlanmalıdır. Ret kararı tebliğ edilmişse kararın tam metni, tebliğ belgesi ve önceki başvurular görülmeden yeni dilekçe verilmemelidir. Dosyaya özgü değerlendirme için iletişim kurulabilir; hiçbir hukuki süreç bakımından sonuç garantisi verilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş ya da danışmanlık yerine geçmez. Uygulanacak kanun, başvuru mercii, yargı yolu ve süre; kişinin sigortalılık başlangıcına, statüsüne, olayın niteliğine ve tebliğ edilen işleme göre değişebilir.
Resmî Kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
- 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
- Sosyal Güvenlik Kurumu Vazife Malullüğü Açıklaması
- e-Devlet Vazife Malullüğü Durum Belgesi Hizmeti
Hukuki içerik yazarı: Av. Gökhan Yılmaz
Ankara 2 No’lu Barosu, Sicil No: 3148

